4.09.2013

Ü

Üçool : Üç kez, üç kere.
Üçoon : Üç gün.
          – Üçoon oldu daha gelmedi.
Üdürgo : Korkunç ve saldırgan yaratık, canavar.
Üdürgü : Korkunç ve saldırgan yaratık, canavar.
Üdürgo gibi : Hızla giden, aceleyle gidenler için kullanılan sıfat.
          – Üdürgômu gider (Hızlı hızlı gider.)
Üdürgü gibi : Hızla giden, aceleyle gidenler için kullanılan sıfat.
          – Üdür gibi gider (Hızlı hızlı gider.)
Üflük : Islık.
Üfrüntü: Tül gibi hafif, şeffaf ve incecik örülmüş elbise veya bez parçası.
Üleş : Leş.
Ünlemek : Seslenmek.
Üstünden bir şelek yük kalkmak : Çok kaygılanılan bir olay çözülmek.
             Oğlu üniversite sınavını kazanınca babası:
          – Üstümden bir şelek yük kalktı, dedi.
Ütelemek : Koyun, tavuk vb. hayvanların deri üstündeki kıllarını, tüylerini yakmak.
          – Kızım! Şu tavuğun tüylerini yol sonrada kalan tüyleri ateşte ütele.
Ütmek : Oyunda, kumarda kazanmak.
Üyosürük : Öksürük.
Üyosüz : Öksüz.