Ü
Üçool : Üç kez, üç kere.
Üçoon : Üç gün.
–
Üçoon oldu daha gelmedi.
Üdürgo : Korkunç ve saldırgan yaratık,
canavar.
Üdürgü : Korkunç ve saldırgan yaratık,
canavar.
Üdürgo gibi : Hızla giden, aceleyle
gidenler için kullanılan sıfat.
–
Üdürgômu gider (Hızlı hızlı gider.)
Üdürgü gibi : Hızla giden, aceleyle gidenler
için kullanılan sıfat.
–
Üdür gibi gider (Hızlı hızlı gider.)
Üflük : Islık.
Üfrüntü: Tül gibi hafif, şeffaf ve incecik
örülmüş elbise veya bez parçası.
Üleş : Leş.
Ünlemek : Seslenmek.
Üstünden bir şelek yük kalkmak : Çok
kaygılanılan bir olay çözülmek.
Oğlu üniversite sınavını kazanınca babası:
–
Üstümden bir şelek yük kalktı, dedi.
Ütelemek : Koyun, tavuk vb. hayvanların deri
üstündeki kıllarını, tüylerini yakmak.
–
Kızım! Şu tavuğun tüylerini yol sonrada kalan tüyleri ateşte ütele.
Ütmek : Oyunda, kumarda kazanmak.
Üyosürük : Öksürük.
Üyosüz : Öksüz.