11.09.2013

Ö

Öfelemek : Bir şeyi parmaklar ile hafifçe yoğurarak karıştırmak. “Örnek : Soğan öfelemesi, Yumurta öfelemesi.”
Ökenmek : Birinin yaptıklarını, söylediklerini yineleyerek alay etmek. Öykünmek.
Öklemek : Bağlamak, sabitlemek.
          – Hu inaa hortaala ökleyiver: Şu ineği portakala bağlayıver.
Ölçermek : Sönmekte olan ateşi canlandırmak.
          – Gızım, ocağı ölçerle, altını kayıver.
Öyleyşin : Öyleyse.
             İki çocuk ütmecine oyun oynarlar ve biri yener, yenilen çocuk;
          – Öliyeşin bende seninkini saymiyöm, der.
 
Öliyeşin : Öyleyse.
             İki çocuk ütmecine oyun oynarlar ve biri yener, yenilen çocuk;
          – Öliyeşin bende seninkini saymiyöm, der.
Ölü yuyucu : Cenaze yıkayıcı, gassal.
Ölümsek : Ölmek üzere olan.
Ömmen : Çok yemek yiyen, obur (kimse).
Öndüç : Ödünç.
Önnük, Önnüg : Önlük.
Öyf, Ööyf : 1. Hayret belirtme, 2. Beğenmeme.
Örme : Kıldan örülerek yapılan kalın ip.
Öteâcunda : Öteki ucunda.
Öteâ : Öteki, diğeri.
Öteâkı : Ötekisi.
Öteân : Öteki gün, önceki gün
Öteande, Ötâande : Öteki tarafında.
Öteberi: İhtiyaç malzemeleri
Ötellek, Öterlek : Ötede, ileri, biraz ileri.
          – Iz ötellegde pinnoon ayucunda: Az ötede kümesin yanında.
Ötellek durmak, Öterlek durmak : Uzak durmak.
          – Ötellek dur! : Uzak dur.
Ötlük kuşu : 4 türlü ötlük kuşu vardır. Bunlar; Bitbiti ötlüğü, Him Ötlüğü, Karabaş ötlüğü ve Sarıbaş ötlüğü’dür. Ötlükler “cuk cuk” diye öter.
Ötürük : İshal
Ötürüklü dana: 1. İshal olmuş dana. 2. Sürekli hasta olan çocuklar için kullanılan deyim.
Öyleyşin : Öyleyse.
Özemeç : 1. Sütle ayran karışımı. 2. İçine ekmek doğranmış sıvı yiyecek, papara. Daha çok Reyhanlı
Özemek : Sözü yineleyerek gereğinden çok uzatmak, gevelemek.
          – Lafı özeyip durma ha!