Z
Zağza : Dökümlü zengin duran kumaş,
giysi.
– Yeni perdeleriniz çok güzel, zağza duruyor.
Zahmeri sineği gibi kalmak : Yapayalnız
kalmak.
Zemheri sineği gibi kalmak : Yapayalnız
kalmak.
Zahter : Kekik.
Zamzalak : Boyu 5-6 metreyi bulan, dış
kabuğu kahverengi, çakıldak gibi acı meyve tutan bir ağaç (Melia azadirachta).
Yetiştiği alanlar Doğu Hindistan, Pakistan, Payas vs. Çiçekleri kozmetikte
kullanılır.
Zavar etmek : İri öğütülmüş tahıl. Arpa
zavarı, darı zavarı, yulaf zavarı.
Zavır: Çıkışma, azar. Bana bir zavır etti
(Bana çıkıştı)
Zar bülbülü : “Cırt cırt cırt cırrr,”
diye öten bir kuş.
Zarpadan düşmek : Asılı ağır bir şey
aniden düşmek.
Zarzıbık ağlamak : Küçük çocukların
bağıra bağıra ağlaması.
Zarzıbık ağlatmak : Ortalığın anasını
ağlatmak, kasıp kavurup terör estirmek.
Zehir gibi: Çok zeki çocuklar için kullanılan
deyim.
Zehir zıtnabık etmek : Helal
etmemek. “Zehir zıtnabık olsun.”
Zemheri : Kışın en soğuk ayları.
Zahmeri : Kışın en soğuk ayları.
Zembil : Mal gübresi (zibil) taşımada
kullanılan bant lastiğinden yapılan yayvan sepet.
Zendine geçmek : Çok zayıflamak, karnı
içine girmek.
Zerinç olmak : Sabırsızlanmak.
Zeroş : Sarhoş.
Zertlek: Uzun boylu kilolu iri yarı insan.
Zıbıldak : Zibidi, serseri. Ergenlik ve
biraz üstü çağlarında olan, bağrıyanık, biraz ipsiz sapsız, vurdumduymaz, nerde
akşam orda sabah yaşayan ve genelde kız vermekte tercih edilmeyen delikanlılara
denilir.
Zıblık gibi : Semiz, etine dolgun olan.
“Bıldırcınlar zıblık gibi oluk.”
Zıkım : Zakkumun zehiri. “Zıkımın kökünü
ye.”
Zıkımcalık : Yatmadan önce yenen yemek.
Zıllıkmak : Oyun bozarak mızıkçılık
yapan, mızmızlanan.
Zınarmak, Zıñarmak : Yere yatıp
belenerek zırlamak (çocuklar için).
Zıng, Zınk : Kötü söz.
Zır : Bilye oyununda iki bilye arasını
karışlarken, parmak uçlarının bir bilyeye dokunup diğerine dokunup
dokunmadığının belli olmama hali. Öte yüzlüler (Hassa) “sır” der.
Zırbıt : Çok ağır.
Zırbıt gibi : Çok ağır olan şey.
Zırıl : Bir tür kabak yemeği. Kabağın
meyvesi ve taze yaprakları ile yapılan bir yemek türü.
Zırrıkı : Akıldan noksan. “Zırrıkı
deliymissin bre!”
Zırrıkı Ekşi: Tadı çok ekşi olan nar ekşisi.
Zıypak, Zıypag : Çok kaygan, üzerine
basılınca kayıp düşülecek derecede kaygan olan. Deredeki yosun tutmuş taşların
üzeri zıypaktır.
–
Dikkat et o daşların üstü zıypak ha!
Zıypmak, Zıypmag : Bir şeyin üzerine
basarak aniden düşmek.
Zibidi : Gıcık, aykırı davranışlı ve
aykırı giyim tarzlı erkek.
Zibil : Mal gübresi.
Zibil gimi, Zibil gibi : Çok ama
değersiz anlamında. “Çin’de insan zibil.”
Zifirli : Bol etli, bol yağlı yemek. “Çorbanın
içi zifirli olsun.”
Ziftelemek : Bir yeri dağınık hale
getirmek.
Ziftinmek: Olduğu yerde kımıldanıp, ayak
sürüyüp durmak.
Zillemek : Tohum filizlemek, çimlemek.
Zillenmek : Tohum filizlenmek,
çimlenmek.
Zina bideri : Hayat kadınından doğmuş
çocuk. Kızıldığında hakaret amaçlı söylenen söz.
Zine bideri : Hayat kadınından doğmuş
çocuk. Kızıldığında hakaret amaçlı söylenen söz.
Ziraat dikeni : Bir tür akasya. Portakal
bahçelerinin kenarlarına rüzgarlık olarak dikilir.
Zirzop : Delişmen, aklına eseni yapan.
Bilinçsiz, yaşı büyük aklı küçük.
Zivziv gezmek : Boş boş amaçsızca
gezmek.
–
Şuna bak! Sabahdan aşamaça aynı it gimi ziv ziv geziyor.
Zoldurzop : Birden bire, aniden.
Zomzom : Yöresel yaz yağmuru. Payas’ta
yazın denizden esen meltem Türkiye’de kuzey-güney istikametinde uzanan tek dağ
olan Amanosların yamaçlarında yoğun nem ve buhar olarak birikir, öyle ki bazı
yıllarda güneş aylarca gözükmez. Biriken nem, gece havanın soğuması ile yağmur
olarak yağar, bu yağmura zomzom denir. Zomzom genelde 10-15 dakika sürer.
Bazende saatlerce sürebilir.
Gece damda hanımı ile beyi yatıyor ve yağmur başlıyor.
–
Heriif yağmur yağıyor.
–
Zomzomdur zomzom, yat uyu.
–
Heriif hala yağıyor.
–
Zomzomdur zomzom, hindi geçer. Yağmur birden şarr diye bastırınca, hanımı;
–
Buda mı zomzom, demiş.
Zopcuk : Yeni yetme delikanlı, haylaz,
işe yaramaz.
Zopzekir : Düşünce ve davranışlarının
ciddiye alınması bile düşünülmeyen yaramaz insan.
Zor zekat: Kıt kanaat.
Zorsunmak : Erinmek, üşenmek, yapacağı
işi yük saymak.
Zottirik : İşe yaramaz adam.
Zuğluk: Dar şeyler. (Giysi ile ilgili)
Zulk etmek: Eziyet etmek.
Zunnuk : İnsanlara eziyet eden kişiler için
kullanılan kötü söz.
Zumzuk : Yumruk.